Bugün pek çok devlet, dernek, şirket ve sivil, doğal kaynakların etkin ve verimli kullanılmasına çabalıyor.
Dünyadaki yaşamın daha sürdürülebilir olması için...

Son yıllarda dünya genelinde belirgin şekilde hissedilen iklim değişikliği, enerji kıtlığı ve doğal kaynakların bilinçsiz tüketimi, gelecek için harekete geçmeyi zorunlu kılıyor.

Bugün global yiyecek sistemi öngörülemeyen tehditlerle karşı karşıya!

Ormanların azalmasından dolayı emisyon yüzde 17 artıyor.

Dünya genelinde 800 milyon kişi yeterli besine sahip değil.

Gıdanın yüzde 20-30'u israf ediliyor. Obezite, kırsal alanlara göre şehirlerde 3-4 kat fazla.

Mahsul verimi, dünya nüfusundan yavaş artıyor. Ek tarımsal arazilere ihtiyaç var.

İnşaatlarda kullanılan malzemelerin yüzde 10-15'i israf ediliyor.

Enerji tüketiminde ciddi bir eşitsizlik var. 1,2 milyar kişi hâlâ elektriğe ulaşamıyor.

Her yıl 5,5 milyon prematüre bebek ölümünün en büyük nedeni ise hava kirliliği!

Bugünü düşünüp savurgan davranamayız! Gelecek kuşakların ihtiyaçlarını karşılama yeteneğini tehlikeye atamayız!

Doğal kaynakları tüketerek aslında küresel mutluluk kaynaklarımızı da tüketiyoruz.

Dünyayı ve kaynaklarını korumaya, yaşam için sürdürülebilirliği sağlamaya çabalayan iyiliklerin sayısı her geçen gün artıyor...

Günümüzde pek çok şirket, su yönetimi, biyoçeşitliliğin korunması, yenilenebilir enerji kaynaklarının verimli kullanımı, karbon ayak izinin düşürülmesi, sorumlu tedarik, akıllı sistemlerin etkin kullanımı, iş sağlığı ve güvenliği, insan hakları ve toplum sağlığı gibi sürdürülebilirliğe ilişkin pek çok konuda sorumluluklarını yerine getiriyor.

Peki şirketler çevrenin, toplumun, müşterilerinin, hissedarlarının ve çalışanlarının iyiliği için; sürdürülebilirlik için neler yapıyor?

Sürdürülebilirliği iki bölümde ele almak gerekiyor. Topluma ve çalışana yapılan yatırım ile çevreye yapılan yatırım.

Ve günümüzde her iki başlığa da ayrı ayrı kaynak ve zaman ayırmak önemli.

Sürdürülebilirlik stratejileri kapsamında pek çok şirket, toplumun kültür - sanat, eğitim, spor ve benzeri ihtiyaçlarına destek olacak çalışmalar yapmak, çalışan gelişimi ve yetenek yönetimi, çalışan memnuniyeti, iş sağlığı ve güvenliği önlemleri, insana yakışır iş ve ekonomik modellere sadık kalmak, teknolojik olanakları yakından takip etmek, inovasyon, sağlık hizmetlerine ve temiz suya erişim gibi insan gereksinmeleri ile ilgili konulara odaklanıyor.

Öte yandan yaşadığımız gezegenin yaşam dengesini de korumak gerekiyor.

Su kaynaklarının etkin kullanımı, enerji tüketiminin azaltılması, tasarruf projeleri, lojistik yönetimi, atık yönetimi, akıllı sistemlerin etkin kullanımı, iklim değişikliğini önleme stratejileri, biyoçeşitliliği koruyucu önlemler, yakıt verimliliği, karbon ayak izini küçültmek, gıda kayıplarının önlenmesi gibi geniş bir alanda çabalar sürüyor.

Tüm bu alanlarda yapılan çalışmaların tek bir ortak amacı var;

Herkes için çok daha iyi bir dünya oluşturmak, yoksulluğun olmadığı, dünyanın koruma altına alındığı, insanların barış ve refah içinde yaşayabileceği bir düzeni oluşturmak ve korumak.